Yol Bitmez

Montreal

Toronto’da otobüse binmeme 2 saat kala bi markete girmiştim meyvelere bakarken biri Brezilyalı iki tane market görevlisi yanıma geldi sırtımda 75lt çantayı görünce. Sordular?

-Backpackers mısın?
Evet sırt çantalıyım ama daha çok yeniyim.

-Nerelisin?
Türkiye. Türkiyeyi biliyor musunuz?

Ne kadardır geziyorsun, nerelere gideceksin, Brezilya’ya gittin mi diye sordular. Biri Temmuz’da başlayacakmış kısa bi tura. Bakışları bir zamanlar benimde yola çıkanlara baktığımla aynıydı… Sonra bana yardımcı olmak için kampanyalı ürünleri gösterdiler bir şeyler alıp çıktım. Montreal’e ulaşınca bir kafe’de oturdum. Bir şehire ulaşınca ilk yapmak gereken şey kalacak yeri belirlemek. Bundan dolayı hostel bakmadan önce bir gece önce gönderdiğim couchsurfing isteklerine cevap gelmiş mi kontrol ettim. Avrupa ve Güney Amerika’yı gezmiş bir gezgin olan Marie beni misafir edebileceğini yazmış. Adresi aldım ve bir metro bir otobüs ile eve ulaştım. Arka tarafında küçük bir bahçesi olan güzel bir ev ile karşılaştım. Marie kapıyı açtı. Selamlaştık, çantamı bıraktım ve bahçeye bakan balkondaki masada gün boyu onun ve benim gezilerimden konuştuk. Sonrasında Montreal’e 1 hafta kaldım. Bu sürede Mount Royal tepesi, Old Montreal, Saint Catherine caddesi, Botanik Bahçe, Port Montreal, Notre Dame Basilica kilisesi ve Habitat 67 evlerini gezdim.

Aklımda kalan komik ve güzel anlar 🙂
Bi gün otobüse bindiğimde üzerimde yalnızca kağıt para vardı. Kanada’daki otobüslerde yalnızca bozuk 3 dolar geçiyor. Şoföre üzerimde yalnızca kağıt para olduğunu söyledim ve bozuk paranız varsa bozabilir misiniz dedim. Şoför yalnızca bozuk paranın geçerli olduğunu yoksa binemeyecegimi söyledi. Gecenin son otobüsüydü ve bu katı cevap karşısında binebilmek için bende Türkce konuştum ingilizce cevap vermedim ve daha fazla dayanamayıp geç diyebildi 🙂 Marie ve pratisyen doktor kız kardeşi Annie ile bi akşam dışarı bara çıktık. Üçüncü bara gitmeden şehirin içindeki oturduğumuz o parkta hep birlikte fransızca şarkılar söyledik (tabi ben çoğunlukla beni de dahil etmek istedikleri için re re re lö lö lö şeklinde eşlik edebilmiştim 🙂 ) Gece hayatıyla adından bahsettiren Montreal’in karaoke barlarında da Marie ve Annie’nin söylediği hiç bilmediğim fransızca şarkılara eşlik etmeye çalıştım. Herkes o esnada dinliyor ve eşlik ediyordu. Bi ara bir kafe bar’da Marie ve Annie ile kağıt oyunları oynadık. Bir soru seçiyorlar elindeki cevap kartlarından en komik cevabı seçiyorsun ve oylamada en çok hangisi komikse o kazanıyor. Bu oyunda da en yaratıcı cevapları espri olsun diye seçerek çok güldüğümüz anlar oldu 🙂 Dönüşte Annie’nin eve sipariş edip ısmarladığı poutine mükemmel gelmişti.

Poutine Quebec ve Montreal’e özgü tercihinize göre et veya tavuk ile yapılan üzerinde patates ve soslar olan meşhur yiyecek. Ayrıca bir de meşhur quebec peynirleri var. İçecek yanında çerez gibi giden. Yolunuz buralara düşerse poutine ve quebec peynirleri aklınızda olsun derim 🙂

Kanada’da yaz kısa sürdüğü için sürekli festivaller var ve bazılarına katılabildim. Bir gün o eyaletin festivali, başka bir hafta başka bir eyaletin. Festivaller meydanlarda ve büyük parklarda yapılıyor. Sokak sanatçıları, etkinlikler, ünlü müzisyenler farklı farklı sahne’ler oluyor. Kapalı mekanlarda yapılan festivaller ise ilginç trans müziklerle sanki bir ayin bir meditasyon gibi… Parkta yapılan bir festivalden:

Montreal festival

Kanada’da insanlar birbirine saygılı. Birbirlerine güveniyorlar. Kimseninde acelesi yok. Üstelik evlerin kapıları gece açık. Yalan söylemek toplum tarafından kabul görmüş çok büyük bir ayıp. Buraya gelirseniz yaşacaklarınıza şaşırabilir ve biz ile Kanada’lılar arasındaki farktan alışmanız zaman alabilir. Hayat burada gayet sakin ve huzurlu. İnsanlar bizden çok farklı boyutlarda geziniyorlar… Burada priz’inden tutun lambaların düğmelerine, yemek kültürlerinden evlerinin dizaynına, yaşam şekillerinden, hayata bakış açılarına kadar her şey o kadar farklı ki…

Yolda olmak çok şeyi aldı. Toplum psikolojisinin aklımda bıraktığı zehirli maddeleri, şehir karmaşası, her yere bir acele gitme alışkanlıkları… Dışarıda bir dünya var ve sadece evinin camından bakıyormuşsun gibi… Kanada evlerinin arka bahçesine bakan balkonlarda sigara içerken belki 20 yıldır hatırlamadığım çocukluk anılarımı bile hatırladım.

Yolda 30 günü de geçmişti. O süre içerisinde iki kıta, üç ülke, altı şehir geçtim, onlarca arkadaş ve anılar edindim, yüzlerce km yürüdüm, otostop çektim, tren, uçak, otobüs’e bindim, havalimanlarında uyudum, sınırlar geçtim, metrolarda ve sokaklarda en güzel canlı müzikleri dinledim… Elimle sincapları besledim, kapitalizmden daha’da nefret ettim, ülkemin boş işlerle uğraşmasından iğrendim, hayatımda yaptığım bu dönüş noktasına alışmaya çalıştım, büyülü ormanlarda doğaya karıştım, adını bildiğim, bilmediğim bir çok şey içtim, spritüel deneyimler yaşadım… Bazı anlarda daha önce dinlediğim şarkıları aslında ilk defa dinlediğimi farkettim. Bazı anlarsa bin yıl gibi geldi…

Marie bir tane türkçe şarkı çalmamı istedi. Aklıma Barış Manço geldi ve lambaya püf de’yi açtım 🙂 Sonra Dönenceyi… Sonra sözleri ingilizceye çevirmemi  istediler şarkıyı anlamak için. Hoşlarına gittiği için melodisini mırıldandılar bir süre 🙂 Otobüste inmek istediğim durak için ipi çektim, ismini bilmediğim bir parkta çimlere uzanıp Annie’ye bi gün tekrar geri gelebilirim dedim, o da; “biz gezginler hep seyahat eder ve tekrar geleceğim deriz ama genelde gelmeyiz” dedi 🙂

Montreal’e ikinci geliş;
Haziran sonu geldiğim Montreal’de Marie’nin evinde 1 hafta kalmış, sonra Quebec Orleans adasına geçmiş, oradan en doğuya kadar gidip Perce Rock’ı görmek için 1300km’lik Gaspe turunu 15 otostop ve 10 günle tamamlayıp Quebec Orleans adasına geri gelmiştim. Orleans adasında beni misafir eden couchsurfing’den Robert ile okyanusta 4 günlük yelkenli turu yapmıştım. Adaya yeniden geri döndüğümde 3-4 gün dinlenip tekrar Montreal’e gelmiştim. Batıya Edmonton tarafına geçmek için Montreal’den uçağa binecektim. Bu sebeple Montreal’e geri döndüm aradan neredeyse 1 ay geçmişti. Montreal’de beni misafir eden Marie 1 aylık Costa Rica seyahatine çıkmıştı o da bir gezgindi. Kız kardeşi Annie ile konuşup 4 gün önceden Montreal’e geri geldim. Annie ile iki gün sonrasına sözleşmiştik. Bir önceki geldiğimde beni misafir etmek isteyen iki üniversite öğrencisinin evinde kaldım 2 gün. İkinci gün Montreal’de bir villada couchsurfing nudism etkinliği vardı davet üzerine oraya katıldım. İlk başta sıcak bakmadığım nudism’i araştırdım ve sonrasında katılmaya karar verdim. Bir çok ülkeden insanlar vardı ve tamamen çıplak dolaştığınız evin içinde gün boyu etkinlik devam etti. Akşam üzeri ayrıldım ve geri döndüm. Ertesi gün saat öğlen 1’de Annie’nin evinde olacak şekilde konuştuk. 1’i 5dk geçiyordu. Zile bastım bir süre kapıda bekledim. Sonra kapıyı açtı. Çantamı yerleştirdim. Dışarı çıktık arka bahçeden iki bisikleti alıp pazar yerine gittik akşam yemeği için alışveriş yaptık. Pazarda her meyve reyonunun önündeki dilimlenmiş meyvelerden tattık, alışverişi tamamladık ve meyveli bira alıp bir parka gittik. Akşam üstüne doğruydu iyi bir gün batımından beklenen her şey vardı. Meyveli biraları içerken evde sardığımız sigarayı yaktık. Henüz hava kararmamıştı ve parkın ortasında hiç kimseye aldırış etmedik… Eve döndüğümüzde akşam yemeği için bahçeye bakan arka balkonda barbekü yapıp yedik ve Annie’nin yaptığı sangria’yı içtik. Ertesi gün sabah 9’da uçağım vardı ve 5’de kalkmam gerekiyordu. Aldırış etmeden gecenin ilerleyen saatlerine kadar oturduk. Adam asmacalı kelime oyunu oynadık bana senin bildiğin bir oyun var mı diye sordu. Aklıma isim şehir geldi 🙂 Çokta hoşuna gitti ve baya bir oynadık. Ayrılmadan önce günlüğüme bir şeyler yazmasını istedim. Ertesi gün sabah erkenden kalkıp Montreal’den Edmonton’a gidecek uçağa son anda bindim…

 

Göksel

www.yolbitmez.com/ben-kimim

Add comment

Bir Cevap Yazın

Son Yazılar

Instagram

  • Karlatmzda bu arkadalar dada zgrce geziyorlard O andan geriye buhellip
  • Fla MarseilleFrance vscocam vsco instapic vscogood instalife aniyakala objektifimden instagramturkeyhellip
  • Portre irincezmirTurkey vscocam vsco instapic vscogood instalife aniyakala objektifimden instagramturkeyhellip
  • Portre ekim Fla MarseilleFrance vscocam vsco instapic vscogood instalife aniyakalahellip
  • Portre Fla MarseilleFrance vscocam vsco instapic vscogood instalife aniyakala objektifimdenhellip
  • Gney alp zirveleri Mont Blanc France vscocam vsco instapic vscogoodhellip
  • arkadalar iyidir friends moda modasahil sundayfunday
  • pazar sundayfunday sunday mahatmacafe portre portraiture portrait portraitphotography
  • Portrait France Model Lina from Leutivos Respublica vscocam vsco instapichellip

Ben Kimim


Üniversiteyi bitirip yıllarca IT sektöründe yazılım mühendisi olarak çalıştım. 21. yüzyılın icadı olan kariyerime ikinci bir üniversite diploması, üç beş özel kurs ve 8-10 da sertifika ekledim. Sistemin bana sundugu tüm zokayı yiyip, modern köleliğin dibine vurdum. Ev, iş ve İstanbul trafiğinde… devamını oku

Popüler Yazılar

Sosyal medya takip

Sosyal medyada takip etmek için:

/* ]]> */